Yıllar önce düzenlenen bir marka konferansına Hülya Avşar’ın konuşmacı olarak davet edilmesi çok tartışma yaratmıştı. İş dünyasında bu kadar marka çıkarmış duayen varken neden Hülya Avşar davet edilmişti.
Magazin programlarında tartışılan bu konu popüler kültüre kısa zaman içerisinde yenik düşerek tozlu raflardaki yerini aldı. Bu kadar konuşulması bile sadece magazine konu olmasından kaynaklanmıştı. Marka Yönetimi başlığının organizasyon şirketleri bugün de ele alıyor. Yabancı ve yerli markaların yöneticileri eşliğinde düzenlenen etkinliklere bakıyorum zevkli, renkli, motivasyon yüklü konuşmalar içeriyor. Psikoloji buna balayı etkisi diyor.
Şimdi markalaşma yolunda çok enteresan stratejiler görüyorum. Binlerce mesaj, fotoğraf, video, vlog, blog içerisinde bende varım imdat kurtarın beni de diyen bu stratejilerin çoğu yeni nesil dijital pazarlama stratejileri olarak önümüze düşüyor. Bazılarına kızıyor, bazılarına gülümsüyor ama çoğunlukla unutuyoruz. Çoğu da dikkat çekmek için bir yerlerden kopyaladıkları sözleri alıntı göstermeden ya da ufak değişiklik yapıp altına adına yazarak başkasına ait bir bilgi ve görgünün üzerinden yükselmeye çalışıyor. Eğer siz görünen medya da gerçekten siz değilsiniz marka süreniz dondurma yaladığımız süre ile eşit oluyor.
Kullanıcı, tüketici, takipçi her neysek biz her dönemde ve her devirde otantik olandan hoşlandık. Eğer otantik değilseniz yazdığınız, çizdiğiniz, çektikleriniz gerçek siz değilseniz kendiniz olmanın yeterli olmadığını düşünen bir yetersizlik anlayışı içerisinde olabilir ya da kendinize böyle bir algı tuzağı hazırlıyor olabilirsiniz.
Dünya da saniyede 7,5 kişi sosyal medyaya katılıyor ve bunların tercihlerine girebilmeniz için başkalaşmanız değil markalaşmanız gerekiyor Kendiniz , ürününüz, hizmetleriniz, projeniz için.