Otantik İletişim mi O Kim? - Yasemin Kabukoğlu
services

Otantik İletişim mi O Kim?

 Erdener Abi. 

Boş konuşanları susturma uzmanı.

 İki yüzlülükten, boş muhabbetlerden, dost meclislerinde kurtarılan ülkeden, püf deyince sönecek heyecanlı konuşmalardan sıkılan bu karakteri otantik iletişime örnek verebiliriz. Leman Dergisi Karikatüristi Kaan Erdem’in çizdiği karakterlerden biri olan  Erdener Abi  bence bir iletişim uzmanı. Gelin repliklerine bakalım.

‘ Doğu Akdeniz’de sular ısınıyor Erdener. Ortadoğu’da kartlar yeniden dağıtılıyor. Üst aklın oyununu bozmak lazım’ diyen adama ‘Bozamam çok meşgulüm ‘

 ‘Sözün bittiği yerdeyim Erdener’ diyen adama  ‘ Orda Kal’ 

  "Abi var ya, on seneye kadar dünyayı uzaylılar işgal edecekmiş"e cevabı, "E o da bir renk tabii" 

‘’ Abi , yeni bir işe girdim harika bir yer. Yükselme durumumda var. Yurtdışına da gideceğim çok heyecanlıyım hayatım değişti ‘ diyen birine ‘’ Oldu’’  diye  cevap veren bu karakter elbetteki ülkemizde  öncelikle hiç sevilmemiş. 

Otantik iletişim bunun neresinde dediğinizi duyar gibiyim. 

Gelin beraber bakalım…

90’lı yıllara dair okuma yaptığımızda toplumsal değişmenin öyle böyle olmadığı yıllar olduğunu görüyoruz. İnternet ve yeni medya dünyaya yayılıyor, hip hop hareketler devrede, video oyun konsolları PlayStation, Atari. Dönemin gençliği bu  yeni medya ile tanışıyor.

Dünya da siyasi ve ekonomik gelişmeler içerisinde yer alan Sovyetler Birliği dağılıyor, Yugoslavya savaşları ile balkan ülkeleri ayrılıyor, Bosna katliamı ile dünya bir insanlık ayıbına sahne oluyor. Türkiye’de Körfez krizi etkileri, Kardak krizi, 17 Ağustos Depremi, Sivas katliamı  ve birçok alanda diğer yaşananların kombinasyonu… Of ki ne of. 

Erdener Abi ne yapsın.  Elbet bu fiktif karakter de o dönemin toplumsal yapı uyaranlarını dikkate alınarak geliştirilmiş. Otantik kendine özgün  iletişim modeli olarak. Kişilik stratejisi olayları anlamlandırmada  kullanılacak  birbirine karışmış tüm  …izm leri bilir davranmak, ahkam kesmek yerine yapabileceği içinde var olan izm’i otantizmi ortaya koymak olarak belirlenmiş.

Erdener Abi’nin  olaylar karşısında kayıtsızlık eğilimi gösteren  tek kelimelik oldu, peki ,iyi , orada kal gibi cümleler kullanması toplumsal yapının hızlı değişimi karşısında anlama, algılama için zaman bırakmasının kendine özgü bir yapısı diyebiliriz.

Kendi olabilmek için kendine  bir koruma ve doğru algılama için zaman bırakma, iletişimde olduğu kişileri de olayın heyecanından çıkarıp kendi merkezlerinde kalmalarını sağlama. Hiç te fena görünmüyor. Bence dikkate almaya değer. Bugünün iletişim ve yeni medya yapısına baktığımızda Erdener Abi’nin 90’lardan bize  verdiği  ‘ Bi durun ve ne olursanız olun kendiniz olun ‘ salık’ını dikkate değer buluyorum.

Bugün network, data dediğimiz günlük mesaj bombardımanının içerisinde bizim de en çok ihtiyacımız olan şey önümüze  her dakika düşen paylaşımlara, ahkam kesen postlara orada kal, bi dur demek olabilir. Aslında  hangi bilgiye ihtiyacımız olduğunu anlayacak ve idrak edecek zamanı kendimize bırakabilir, her türlü bilginin beynimizin kıvrımlarında  tortu bırakmasını engelleyebiliriz. 

Bulunduğumuz her grupta, her takipte, her abonelikten etkileniyor ve etkiliyoruz. Birimizin gücü binimizin gücünü  oluşturan topluluklar üretiyor, toplumu hızlı bir şekilde nefes almadan değişime itiyoruz. Değişim yönetimi dediğimiz o özel süreci yaşamaya zaman bırakmadan başka bir değişime yürüyoruz.  

 Orada kal ! diyerek birbirinin kopyası olan ve bugünün içeriğini yarına taşıyamayan fenomenlerden uzak durarak , bilgiyi anlamlandırmak için kendimize zaman bırakarak  sade, öz, özgün ve  net cümlelerle daha çok olabilir miyiz ?

Denemeye ne dersiniz ?

‘Oldu ‘ mu  dediniz …